hava 23° Orta
DOLAR 16,8853 % % -2.7
EURO 17,8334 % % -2.47
GRAM ALTIN 992,10 % % -2,33
ÇEYREK A. 1.622,09 % % -2,33
BITCOIN 21.166,50 % 0.02
SON DAKİKA

Tevessül Nedir

Son Güncelleme :

27 Nisan 2022 - 21:40

/ 7 views kez okundu.
Tevessül Nedir

Tevessül Nedir

Duaların kabulü, ihtiyaçların giderilmesi, günahların bağışlanması, sıkıntıların kaldırılması ve hayırlı istek ve arzuların meydana gelmesi için en önemli hususlardan biri de Peygamber Efendimiz |sallallahu aleyhi vesellem), salih zatlar, salih ameller ve benzerleriyle tevessül etmektir (onları aracı kılmaktır).

Tevessül, sözlükte “bağlantı ve yakınlık” demektir.  140

Istılahta ise kulu Allah Teâlâ’ya yakınlaştıracak esmâ-i hüsnâ, O’nun sıfatları, salih ameller, peygamberler, salihler ve onların dualarını vesile kılmaktır.

Bu anlamı ifade etme noktasında tevessülü;

istigâse,141

istiâne,142

istimdad,143

teveccüh,  şefaat 144 ve benzeri anlamdaki kelimelerle tabir etme arasında bir fark yoktur.“ Konuyla ilgili gelecek olan delillerde de bu durum görülecektir.

Kur’ân-ı Kerîm’de tevessül kelimesi geçmez. Vesilenin yer aldığı iki âyetten birinde Cenâb-ı Hak, müminlere kendisine yakın olmaya vasıta aramalarını ve kurtuluşa ermek için O’nun yolunda bütün güçlerini harcamalarını emretmekte (el-Mâide 5/35), diğerinde ilâh diye tapılan ve dua edilen varlıkların da rablerine yakın olmak için bir vasıta aradıkları belirtilmektedir (el-İsrâ 17/57). Ebû Mansûr el-Mâtürîdî bu âyette sözü edilen varlıklar içinde meleklerin de yer alabileceğini söyler, zira meleklere ve gözle görülmeyen diğer bazı varlıklara da yaratılmışlık üstü konum tanıyanlar olmuştur (Teʾvîlâtü’l-Ḳurʾân, VIII, 299-302). Allah’a yakın olmak amacıyla vesile aramanın mahiyeti “ilim ve ibadetle O’nun yoluna girme, İslâmî erdemlerle nitelenme” şeklinde açıklanmıştır (Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât, “vsl” md.). Farklı görüşler bulunmakla birlikte müfessirler vesileye “müslümanı Allah’ın rızasına ulaştıran her türlü ilim ve amel” mânasını vermişler, nâfile ibadetleri de bunun kapsamı içinde değerlendirmişlerdir (Taberî, Câmiʿu’l-beyân, VIII, 405; İbn Teymiyye, Ḳāʿide, s. 48). Hadislerde vesile ve tevessül kelimeleri yer almaktadır. Çeşitli rivayetlerde belirtildiğine göre kuraklık dönemlerinde ashap Hz. Peygamber’le tevessülde bulunarak Allah’a dua ediyor ve duaları kabul görüyordu. Onun vefatından sonra amcası Abbas ile tevessülde bulunulmuştur (Buhârî, “İstisḳāʾ”, 3; “Feżâʾilü aṣḥâbi’n-nebî”, 11). Resûl-i Ekrem, gözleri görmeyen bir sahâbîye kendisiyle tevessülde bulunarak Allah’a dua etmesini söylemiş, sahâbî yaptığı duadan sonra görmeye başlamıştır (Tirmizî, “Daʿavât”, 119; ayrıca bk. Müsned, II, 168; III, 83; Müslim, “Ṣalât”, 11).

İbn Cerîr et-Taberî, müslümanlar arasında vuku bulan ihtilâflar bağlamında Resûlullah’tan sonra Allah’ın hücceti sayılan dinî liderlerin bulunup bulunmadığı meselesinin tartışıldığını belirtir; ayrıca Allah’a dua ederken “peygamber ve velîler hakkı için” ifadesini kullanıp tevessülde bulunmanın câiz olmadığına ilişkin bir görüşü Ebû Hanîfe’ye nisbet eder (et-Tebṣîr, s. 156; krş. M. Nesîb er-Rifâî, s. 26). Bu tür nakillerden hareketle tevessül konusuna ilişkin tartışmaların II. (VIII.) yüzyılın ilk yarısında ortaya çıktığını söylemek mümkündür. Daha sonra Mâlik b. Enes’e atfedilen bazı görüşlerin yanı sıra hadis mecmualarında zayıf kabul edilen bir kısım rivayetlerin yer almasından da bu meselenin erken dönemlerde gündeme geldiği anlaşılmaktadır. Konu, tasavvuf ve tarikatların yaygınlaşmasının ardından İbn Teymiyye’den itibaren Selef âlimleriyle diğer Sünnî âlimleri arasında önemli bir ihtilâf mevzuu haline gelmiştir. Tevessülün çeşitlerini ve bunlarla ilgili görüşleri şöylece özetlemek mümkündür:

140 Ezheri, Tehzibü’-Luga, 13 / 48.

141 İstigâse, sözlükte “yardım istemek” anlamındadır. Istılahta ise kulun hakiki anlamda yardım etmeye kudreti olan Allah Teâlâ’dan yardım dilemesi yahut kulun Allah Teâlâ’nın kudretiyle yardım etmeye muktedir kıldığı peygamberlerinden (aleyhimüsselâm ), evliyalardan ve salih kullarından (rahmetullahi aleyhim) yardım dilemesidir.

142 İstiâne, sözlükte “yardım talep etmek” anlamındadır. Istılahta ise kulun gerçek anlamda yardım etmeye kudreti olan Allah Teâlâ’dan yardım dilemesidir. Yahut kulun Allah Teâlâ’nın fazl u keremi ile yardım etme yetkisi verdiği peygamberleri (aleyhimüsselâmi), dostları (rahmetullahi aleyhim)| ve kullarından yardım dilemesidir.

143 İstimdad, sözlükte “yardım dilemek” manasındadır. Istılahta ise yaşayan veya vefat etmiş olan bir zattan, Hak Teâlâ’nın kendisine verdiği sırları talep ederek manevi bir yardım dilemektir.

144 İmam Bâcüri (rahmetullahi aleyh| Tuhfetü’1-Mürid adlı eserinde şefaatin sözlükte vesile ve talep anlamında olduğunu kaydeder. Râgıb el-İsfahâni (rahmetullahi aleyh) ise el-Müfredât isimli kitabında şefaati, “birine yardım ederek veya ondan yardım dileyerek o kişiye katılmaktır” şeklinde tanımlamıştır.

YORUM ALANI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.