hava 26° Orta
DOLAR 17,3818 % % 0.14
EURO 18,3322 % % 0.26
GRAM ALTIN 1.020,47 % % 0,46
ÇEYREK A. 1.668,47 % % 0,46
BITCOIN 21.062,60 % 0.08
SON DAKİKA

Secde Ayetleri

Son Güncelleme :

24 Nisan 2022 - 14:04

/ 19 views kez okundu.
Secde Ayetleri

Kur’ân-ı Kerimde geçen secde ayetleri, 14 tanedir. Secde ayetleri aşağıdaki gibidir:

  1. – A’râf suresinin 206. ayeti
  2. – Ra’d suresinin 15. ayeti
  3. – Nahl suresinin 49. ayeti
  4. – İsra suresinin 107. ayeti
  5. – Meryem suresinin 58. ayeti
  6. – Hac suresinin 18. ayeti
  7. – Sâd suresinin 24. ayeti
  8. – Furkan suresinin 60. ayeti
  9. – Neml suresinin 25. ayeti
  10. – Secde suresinin 15. ayeti
  11. – Fussılet suresinin 37. ayeti
  12. – Necm suresinin 62. ayeti
  13. – İnşikâk suresinin 21. ayeti
  14. – Alak suresinin 19. ayeti

Hz. Peygamber’in sözlü ve fiili sünnetiyle sabittir. Resûlullah, “ademoğlu secde ayetini okuyup secde edince şeytan ağlar ve, ‘Yazıklar olsun bana! ademoğlu secdeyle emrolundu da hemen secde etti, cennet onundur; ben secdeyle emrolundum, ama secde etmekten kaçındım, bana da cehennem vardır’ diyerek oradan uzaklaşır” mealindeki hadisiyle konunun önemine dikkat çekmiş (Müslim, “Îman”, 133; ibn Mace, “iḳametü’ṣ-ṣalat”, 70), secde ayetlerini okuyunca secde etmiş, onunla birlikte ashabı da secdeye varmıştır (Buhari, “Sücûdü’l-Ḳurʾan”, 8, 9; Müslim, “Mesacid”, 103, 104)

Secde ayetleri. Kur’an-ı Kerim’de allah’a secde etmeyi teşvik eden, secde edenleri öven ve secde etmeyenleri kınayan birçok ayet bulunmaktadır. Resûl-i Ekrem’in bunlardan bir kısmının okunması üzerine secde ettiğine ve secde edilmesini buyurduğuna dair rivayetler nakledilmiş, bunların secdeyle ilgili ayetlerin asılları ve önde gelenleri (azaimü’s-sücûd) olduğu söylenmiş, bu sebeple “secde ayetleri” sözü belli sayıdaki ayetleri ifade eden bir tabir haline gelmiştir. Bu ayetlerin ortak özelliği doğrudan emir sigasıyla veya secde etmeyenleri kınama yoluyla secdenin emredilmiş olması yahut yerlerde ve göklerde bütün varlıkların, müminlerin, meleklerin veya peygamberlerin allah’a secde ettiğinin haber verilmesidir. Secde ayetlerinin muhtevası da göz önüne alındığında bu ayetleri okuyan veya dinleyen kimsenin secde etmesinin, hem emre uyma hem de secde etmekten kaçınanlara muhalefet etme anlamına geldiği anlaşılır. Kur’an’daki secde ayetlerinin sayısı hakkında erken dönemde farklı görüşler ileri sürülmüşse de rivayetlerin derlenmesinden sonra islam alimleri arasında hakim görüş bunların on bir-on beş arasında olduğudur (ayni, VII, 139). Üzerinde geniş mutabakat bulunan en uzun listeye göre on beş secde ayeti şunlardır: el-a‘raf 7/206, er-Ra‘d 13/15, en-Nahl 16/49, el-isra 17/107, Meryem 19/58, el-Hac 22/18 ve 77, el-Furkan 25/60, en-Neml 27/25, es-Secde 32/15, Sad 38/24, Fussılet 41/37, en-Necm 53/62, el-inşikak 84/21, el-alak 96/19. Bu listeye Hicr 15/98. veya Furkan 25/64. ayetleri ekleyenler de bulunmakla birlikte bu görüş genel kabul görmemiştir. Hanefiler, Şafiiler, Hanbeliler, Süfyan es-Sevri, ibn Hazm ve Zeydiler’e göre secde ayetlerinin sayısı on dört, Malikiler’de bir rivayete ve Ca‘feriler’e göre on beş, Malikiler’de tercih edilen kavle göre on birdir.

Hanefiler, Sevri ve ibn Hazm biri hariç (el-Hac 22/77) diğerlerini kabul ederken Şafiiler ve Hanbeliler Sad sûresinin 24. ayetinin şükür secdesiyle ilgili olduğu görüşündedir. Malikiler’de sayıyı on bir kabul edenlere göre secde ayetleri Hanefiler’le aynı olup sadece listedeki son üç ayet secde ayeti değildir. Sonuç olarak Hac sûresinin 77. ayeti ile Sad, Necm, inşikak, alak sûrelerindeki ayetler hakkında ayetlerin içeriklerinin tilavet secdesini gerektirip gerektirmeyeceğine dair farklı yorumlar veya Hz. Peygamber’den gelen farklı rivayetler sebebiyle ihtilaf bulunmakla birlikte geriye kalan on ayet üzerinde görüş birliği vardır. Bunun yanında bazılarında secde cümlesinin bitiş yerleri hakkında da görüş ayrılıkları mevcut olup secde yerinin Nahl sûresinin 49. ayeti yerine 50. ayeti veya her ikisinin birden secde ayeti olduğu, isra sûresinin 107. ayeti yerine 109, Neml sûresinin 25. ayeti yerine 26, Fussılet sûresinin 37. ayeti yerine 38. ayetlerde secde edileceği şeklinde görüşler vardır (ibnü’l-arabi, II, 829-833; ibn Kudame, II, 352-358).

Hükmü. Tilavet secdesi Hanefiler’e ve ibn Teymiyye’ye göre okuyana ve dinleyene vacip, diğer üç Sünni mezhebe, ibn Hazm’a ve Zeydiler’e göre sünnettir. Ca‘feriler ise Secde, Fussılet, Necm ve alak sûrelerindeki secdenin farz, diğerlerinin sünnet olduğu görüşündedir (Tûsi, I, 114). Hanefiler, vacip hükmünü delillendirmek üzere bazı hadislerin yanı sıra, “Böyleyken onlara ne oluyor da inanmıyorlar ve kendilerine Kur’an okunduğu zaman secde etmiyorlar?” mealindeki ayetlerde (el-inşikak 84/20-21) tilavet secdesine işaret edildiğini ve secdeyi terketmenin kınandığını söylerler. Diğer mezheplerde ise Hz. Peygamber’in secde ayetlerinde bazan secde edip bazan etmediğine dair rivayetlerle (Buhari, “Sücûdü’l-Ḳurʾan”, 6; Müslim, “Mesacid”, 106) Hz. Ömer ve abdullah b. Ömer gibi sahabilerin görüşleri (Buhari, “Sücûdü’l-Ḳurʾan”, 10) delil alınır.

Şartları. Tilavet secdesinin şartları ve rükünleriyle ilgili hükümler genellikle namaza veya kıraate kıyas yoluyla verilmiştir; dolayısıyla görüş farklılıkları kendisine benzetilen asla göre değişiklik göstermektedir.

a) Vücûb Şartları. Secdenin vacip veya sünnet olmasının sebepleri okuma, dinleme ve iktidadır.

Dolayısıyla okuma, okuyan, dinleyen ve namazda iktida ile ilgili bazı şartlar vardır. 

1. Okuma. Hanefiler’de bir görüşe göre ayetin çoğunun, tercih edilen görüşe göre ise secdeye delalet eden kelime ile önceki veya sonraki bir kelimenin birlikte okunması secdenin vücûbu için yeterlidir. Şafiiler’e göre ayetin tamamının okunması ve okumanın meşrû olması (ayet okumanın mekruh kabul edildiği yerlerde okuma secdeyi gerektirmez), okuma kastının bulunması, Fatiha’yı okuyamama sebebiyle onun yerine okunmuş olmaması gerekir. Tercümesi okunan veya işitilen secde ayetleriyle ilgili iki farklı görüş vardır. Secde ayetinin hecelenmesi veya sesli okunmadan yazılması, görülmesi yahut gözle takip edilmesi secdeyi gerektirmez.

2. Okuyana secdenin gerekmesi için dinen mükellef sayılması şartı aranır. Dinleyen açısından Hanefiler’e ve Şafiiler’e göre okuyanın sadece temyiz ehli olması yeterlidir; Müslümanlık, bulûğ, taharet gibi şartlar aranmaz; mecnun, baygın, uykudaki kişinin tilavetiyle vacip olmaz. Şafiiler’e göre sarhoşluk ve cünüplük gibi ayet okumanın haram olduğu durumlarda dinleyene hüküm gerekmez; ayrıca okuma kastı da bulunmalıdır. Malikiler’e göre dinleyene hükmün gerekmesi için okuyanın mükellef ve dinleyene imamlık yapmaya ehil sayılması, Hanbeliler’e göre bunların yanında okuyanın okumanın ardından secde etmesi gerekir. Radyo ve teyp gibi nakil ve kayıt aletleriyle nakledilen okumaların secdeyi gerektirip gerektirmeyeceği hususunda üç farklı görüş ileri sürülmüşse de bunlar sesi bütün özellikleriyle naklettiklerinden secde yapılacağı görüşü ağır basar.

3. Dinleyene secdenin gerekmesi için mükellef olması şartı aranır. Şafiiler ile Hanefiler’e göre işitme yeterlidir; diğer mezheplere göre ise dinleme kastı da bulunmalıdır. Tilavet secdesi ibadet içeriğinin ötesinde bir inanç anlamı taşıdığından abdestsiz olanların ve hayızlı kadınların bile hemen secdeye kapanarak itaat ettiklerini göstermelerinin uygun olacağını söyleyenler varsa da alimlerin çoğunluğu abdest şartını gerekli görür; abdesti olmayanlar abdest aldıktan sonra secde ederler; hayız veya nifas gibi bir özrü bulunanlardan ise namaz gibi secde de düşer.

4. iktida. Cemaat okunanı işitmese bile imama uyarak secde yapar. Namazda olan kişi namaz dışında veya başka bir namazda olanın okumasına uyarak secde yapamayacağı gibi imama uyan kişi namazda okuduğu secde ayeti sebebiyle de kendi başına secde yapamaz.

B) Eda Şartları. Tilavet secdesinde namazdaki gibi taharet, kıble, setr-i avret, vakit ve niyet şartları aranır. ayet namaz dışında okunmuşsa Hanefiler’e göre vakti geniş olup namaz kılmanın mekruh olduğu üç vakit dışındaki bütün vakitlerde yapılabilir; ancak unutulabileceği için uzun süre ertelememek gerekir. Şafiiler’e göre mekruh vakitler dahil her vakitte secde yapılabilir; ancak okumadan hemen sonra secde edilmeli, araya uzun süre girmemelidir. Hanbeliler’e göre tilavetle secde arasında örfen uzun sayılabilecek bir süre bulunmamalıdır. Öte yandan ibn Hazm kıyası reddettiğinden rivayetle desteklenmeyen taharet, kıble, vakit gibi şartları kabul etmez. ibn Teymiyye’ye göre de taharet efdal olmakla birlikte şart değildir. ayet namazda okunursa tilavet secdesinin namaz içinde yapılması gerekir, namaz dışında kazası yoktur; sehven terkedilmişse selamdan hemen sonra namaza aykırı bir fiil işlenmedikçe yapılabilir; namaz sonrasına ertelenmesi Hanefiler’e göre tahrimen mekruhtur.

Rükünleri ve Yapılışı. a) Secde ayeti namaz dışında okunursa Hanefiler’e, Malikiler’e, ibn Teymiyye’ye ve Hanbeliler’de bir görüşe göre tilavet secdesinin tek bir rüknü vardır, o da secdedir; elleri kaldırmaksızın bir defa “allahüekber” denilerek secdeye varılır; secdede üç defa “sübhane rabbiye’l-a‘la” denildikten sonra yine tekbirle kalkılır. Secdede tesbih, hamd ve dua edilebilir (iki farklı dua için bk. Müslim, “Ṣalatü’l-müsafirin”, 201; Ebû Davûd, “Sücûdü’l-Ḳurʾan”, 7; ayrıca bk. el-isra 17/108). Secdeden kalkarken “Semi‘na ve eta‘na gufraneke rabbena ve ileyke’l-masir” ayetinin okunması (el-Bakara 2/285) müstehaptır. Otururken ayeti işiten kişi ayağa kalkmadan secdeye gidebilir; secdeden sonra da ayağa kalkması gerekmez; ancak her iki durumda da ayağa kalkmak müstehaptır.

Topluluk içinde secde ayeti okunduğunda tek tek veya cemaat halinde secde edilebilir. Cemaat halinde secde edilecekse saf olma zorunluluğu yoktur. Şafiiler’e göre secdenin yanı sıra niyet, iftitah tekbiri ve selam vermek de tilavet secdesinin rükünlerindendir; niyetten sonra eller kaldırılarak iftitah tekbiri alınır, ardından eller kaldırılmadan ikinci bir tekbirle secde yapılır, secdeden sonra herhangi bir dua okunmaksızın kısa süre oturulup selam verilir.

Malikiler’den Ebû Bekir ibnü’l-arabi’ye göre de tekbir ve selam rükündür (aḥkamü’l-Ḳurʾan, II, 831). Hanbeliler’e göre ise secdeye varmak, secdeden kalkmak ve ilk selam rükündür; tek tekbir alınır ve eller kaldırılır. Hatip minberde iken bir secde ayeti okursa minberden iner ve cemaatle birlikte secde eder. Seferde nafile namaza kıyasla hangi tarafa dönülürse dönülsün binek üstünde secde caizdir; seferilik dışında ise Malikiler’e göre binekten inmek gerekir. aynı secde ayeti birden fazla okunursa Hanefiler’e göre meclis birliği esastır, hepsi için bir secde yeterlidir; diğer mezheplerde de hepsinin sonunda olmak şartıyla bir secdenin yeterli sayılacağı şeklinde görüşler vardır. Farklı ayetler okunursa aynı mecliste olsa bile her biri için ayrı secde yapılır.

B) Namazda okunduğunda kıraatin sonunda ise Hanefiler’e göre rükû secde yerine geçer; diğerlerine göre ayrı bir secde yapmak gerekir. Hanefiler’e göre secde ayetinden sonra en fazla üç kısa ayet daha okunacaksa namazın rükûu veya secdesiyle yetinilir (ibn abidin, II, 586-587).

Kıraatin ortasına rastgelirse ayet okunduktan sonra eller kaldırılmadan tekbir alınarak doğrudan secdeye varılır, ardından tekrar tekbir alınarak kalkılır ve kıraate devam edilir. Malikiler’e göre farz namazda içinde secde ayeti bulunan bir bölüm okumak mekruhtur. Namaz kılan kişi namaz dışındaki birinden ayet duysa secdeyi namaz dışında yapar. Namazda olmayan birinin namaz kılandan ayeti işitmesi halinde ise secde namaz dışındaki gibidir.

Namazı bozan hususlar tilavet secdesini de bozar. ancak Hanefiler’e göre namazdan farklı olarak kadınların erkeklerle aynı hizada namaza durması (muhazat) secdeyi bozmadığı gibi gülmek de abdesti bozmaz, yalnızca secde iade edilir. Hanefiler’e göre bozulan secdenin kazası gerekir. Sünnet hükmünü veren diğer mezheplerde ise ifsat edilen nafilenin kazasını gerekli görenlere göre secde de kaza edilmelidir. Şafiiler’e göre vakit darlığı vb. bir sebeple secde yapamayacak durumda olan kişi tahiyyetü’l-mescid yerine tesbihte bulunduğu gibi bu durumda da tesbihte bulunabilir.

Mushaflarda secde ayetlerini göstermek için secde işareti koyma uygulamasının ilk defa ne zaman başladığı bilinmemekle beraber erken devirlerden itibaren bu tür işaretlerin konulduğu anlaşılmaktadır. Secde ayetinin yeri, genellikle sayfa kenarına ve ayetin hizasına süslü bir motif içine ”سجدة“ ibaresi yazılarak gösterilir. “Secde gülü” de denilen bu motifler basit bir daire, bir mescid gibi veya başka bir şekilde olabilir. Bazı mushaflarda secde işareti ayetin bittiği yerde ayet numarasından önce, ”سجدة“ ibaresi de sayfa kenarına konulmaktadır.

BiBLiYOGRaFYa

ibn Hazm, el-Muḥalla, V, 105-111.

Ebû Ca‘fer et-Tûsi, el-Mebsûṭ fi fıḳhi’l-imamiyye (nşr. M. Taki el-Keşfi), Tahran 1387, I, 113-114.

Ebû Bekir ibnü’l-arabi, aḥkamü’l-Ḳurʾan, II, 829-833.

Kasani, Bedaʾiʿ, I, 179-194.

Muvaffakuddin ibn Kudame, el-Muġni (nşr. abdullah b. abdülmuhsin et-Türki – abdülfettah M. el-Hulv), Riyad 1417/1997, II, 352-372.

Kurtubi, el-Camiʿ, VII, 357-359; X, 63.

Nevevi, el-Mecmûʿ, III, 551-569.

Şehabeddin el-Karafi, eẕ-Ẕaḫire (nşr. Said a‘rab), Beyrut 1994, II, 410-416.

Takıyyüddin ibn Teymiyye, Mecmûʿatü’l-fetava (nşr. amir el-Cezzar-Enver el-Baz), Mansûre 1426/2005, XXIII, 83-105 (bu bölümün müstakil baskısı için bk. Sücûdü’t-tilave meʿanih ve aḥkamüh [nşr. Fevvaz ahmed Zemerli], Beyrut 1426/2005).

ibnü’l-Murtaza, el-Baḥrü’z-zeḫḫar (nşr. abdullah b. abdülkerim el-Cürafi), San‘a 1409/1988, I, 342-345.

ibn Hacer el-askalani, Fetḥu’l-bari (nşr. Ebû Kuteybe Nazar Muhammed el-Faryabi), Riyad 1426/2005, III, 439-454.

Bedreddin el-ayni, ʿUmdetü’l-ḳari (nşr. abdullah Mahmûd M. Ömer), Beyrut 1421/2001, VII, 136-164.

ibn abidin, Reddü’l-muḥtar (nşr. ali M. Muavvaz – adil ahmed abdülmevcûd), Beyrut 1415/1994, II, 575-597.

Muhammed b. ahmed ed-Desûki, Ḥaşiye ʿale’ş-şerḥi’l-kebir (nşr. Muhammed iliş), Beyrut, ts. (Darü’l-fikr), I, 306-312.

Vehbe ez-Zühayli, el-Fıḳhü’l-islami ve edilletüh, Dımaşk 1405/1985, II, 109-127.

H. Yunus apaydın, “Tilavet Secdesi”, ilmihal, ankara 2006, I, 352-354.

Fehd b. abdülaziz el-Fazıl, “Secedatü’l-Ḳurʾan: aḥkam ve tevcihat”, Mecelletü’l-buḥûs̱i’l-islamiyye, sy. 71, Riyad 1424-25/2004, s. 93-193.

“Sücûdü’t-tilave”, Mv.F, XXIV, 212-233.

Beşir Gözübenli, “Tilavet Secdesi”, islam’da inanç, ibadet ve Günlük Yaşayış ansiklopedisi, istanbul 1997, IV, 375-379.

YORUM ALANI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

DÖVİZ KURLARI

Dolar DOLAR

ALIŞ

17,3727

SATIŞ

17,3818

FARK

% 0.14
Dolar EURO

ALIŞ

18,3180

SATIŞ

18,3322

FARK

% 0.26
Dolar İNG. STERLİNİ

ALIŞ

21,3284

SATIŞ

21,3419

FARK

% 0.16
Dolar İSV. FRANGI

ALIŞ

18,1268

SATIŞ

18,1438

FARK

% 0.49
Dolar KAN. DOLARI

ALIŞ

13,3935

SATIŞ

13,4046

FARK

% 0.35
Dolar ÇEYREK ALTIN

ALIŞ

1.632,46

SATIŞ

1.668,47

FARK

% 0,46
Dolar GRAM ALTIN

ALIŞ

1.020,29

SATIŞ

1.020,47

FARK

% 0,46
Dolar BITCOIN

FİYAT

21.062,60

DEĞİŞİM

0.08

ÇOK KAZANANLAR

  • MAKIM15.56 9.96%
  • FMIZP130.80 8.19%
  • BRSAN33.30 6.59%
  • DERHL8.72 6.47%
  • ECZYT51.05 6.35%

ÇOK KAYBEDENLER

  • SNKRN21.60 -10.00%
  • TSGYO4.62 -6.10%
  • MZHLD93.00 -6.06%
  • ETYAT3.01 -5.05%
  • SERVE26.50 -4.19%

İŞLEM GÖRENLER

  • THYAO50.40 -0.30%
  • ASELS24.48 5.06%
  • EREGL27.30 -1.02%
  • SISE21.40 -0.74%
  • ODAS3.15 -2.78%