Bütün Ehl-i Sünnet tarikat Pirlerine ve mensuplarına saygı ve sevgisi olan, Kur'ân ve Sünnet'e sımsıkı bağlanmaya azmetmiş, elest bezminde verdiğimiz sözü unutmayan Müslümanlarız Hangi alime tabi olmalıyız - Menzil Nakşibendi Tarikatı - Tasavvuf sohbetleri Hangi alime tabi olmalı, intisap

Naksibendi.com.tr

Naksibendi.com.tr

İstatistikler
Toplam: 3701101
Aktif: 6
Bugün: 111
Dün: 958
E-Mail Bülteni
Ad, Soyad:
E-Mail:
    
Naksibendi.com.tr

Hangi alime tabi olmalıyız

Elhamdulillâhi Rabbil âlemin Vessalâtüvesselâmüalâ Rasûlinâ Muhammedin ve alââlihî ve eshâbihi ecmeîn.

    Aziz Kardeşlerim!

وَاِذْ اَخَذَ اللّٰهُ م۪يثَاقَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ لَتُبَيِّنُنَّهُ لِلنَّاسِ وَلَا تَكْتُمُونَهُۘ فَنَبَذُوهُ وَرَآءَ ظُهُورِهِمْ وَاشْتَرَوْا بِه۪ ثَمَنًا قَل۪يلًاۜ فَبِئْسَ مَا يَشْتَرُونَ ﴿187﴾

    Cenab-ı Hak, dünya âlimleri hakkında: “Vaktiyle Allah, kendilerine kitap verilen âlimlerden şöyle teminat almıştı: Celâlim hakkı için kitabı muhakkak insanlara açıklayıp anlatacaksınız ve onu gizlemeyeceksiniz. Onlar ise, o söz ve teminatı sırtlarından attılar ve karşılığında biraz para aldılar. Bu ne kötü bir alış-veriştir.” (Âl-i İmrân suresi, 187)

    Allah’u Zülcelâl, kötü âlimleri, ilim ile dünyayı elde edenler diye vasıflandırdı. Ahiret âlimlerini de, huşu ve züht ile vasıflandırmıştır.

لٰكِنِ الَّذ۪ينَ اتَّقَوْا رَبَّهُمْ لَهُمْ جَنَّاتٌ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَا نُزُلًا مِنْ عِنْدِ اللّٰهِۜ وَمَا عِنْدَ اللّٰهِ خَيْرٌ لِلْاَبْرَارِ ﴿198﴾

وَاِنَّ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ لَمَنْ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَمَآ اُنْزِلَ اِلَيْكُمْ وَمَآ اُنْزِلَ اِلَيْهِمْ خَاشِع۪ينَ لِلّٰهِۙ لَا يَشْتَرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ ثَمَنًا قَل۪يلًاۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۜ اِنَّ اللّٰهَ سَر۪يعُ الْحِسَابِ ﴿199﴾

    Cenab-ı Hak, Ahiret âlimleri hakkında da:“Şüphesiz kitap ehlinden kimi de vardır ki, hakka boyun eğerek Allah’a ibadet ettikleri gibi, size indirilen Kur’an’a da, kendilerine indirilen Tevrat ve İncil’e de iman ederler. Allah’ın ayetlerini birkaç kuruşa satıp dünyalık sağlamazlar. İşte bunlara Rableri katında mükâfatlar vardır.” (Âl-i İmrân suresi, 198-199)

اَلَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَعْرِفُونَهُ كَمَا يَعْرِفُونَ اَبْنَآءَهُمْۜ وَاِنَّ فَر۪يقًا مِنْهُمْ لَيَكْتُمُونَ الْحَقَّ وَهُمْ يَعْلَمُونَ ﴿146﴾“Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, peygamberleri, öz oğulları gibi tanır ve bilirler. Böyle iken içlerinden bir topluluk gerçeği bile bile gizler.” (Bakara suresi, 146)

وَلَمَّا جَآءَهُمْ كِتَابٌ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ مُصَدِّقٌ لِمَا مَعَهُمْۙ وَكَانُوا مِنْ قَبْلُ يَسْتَفْتِحُونَ عَلَى الَّذ۪ينَ كَفَرُواۚ فَلَمَّا جَآءَهُمْ مَا عَرَفُوا كَفَرُوا بِه۪ۘ فَلَعْنَةُ اللّٰهِ عَلَى الْكَافِر۪ينَ ﴿89﴾

    “Peygamber onlara (Yahudilere) gelince, onu inkâr ettiler. Artık Allah’ın laneti o kâfirler üzerine olsun.” (Bakara suresi, 89)

وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَاَ الَّذ۪يٓ اٰتَيْنَاهُ اٰيَاتِنَا فَانْسَلَخَ مِنْهَا فَاَتْبَعَهُ الشَّيْطَانُ فَكَانَ مِنَ الْغَاو۪ينَ ﴿175﴾

    Cenâb-ı Hak Belam İbniBaura kıssasında şöyle buyuruyor: “Yahudilere o kimsenin haberini oku ki, ona ayetlerimizi vermiştik de, o bunları inkâr ederek imandan çıkmıştı. Böylece onu şeytan arkasına takmış da azgınlardan olmuştu.” (A’raf suresi, 175)

وَلَوْ شِئْنَا لَرَفَعْنَاهُ بِهَا وَلٰكِنَّهُٓ اَخْلَدَ اِلَى الْاَرْضِ وَاتَّبَعَ هَوٰيهُۚ فَمَثَلُهُ كَمَثَلِ الْكَلْبِۚ اِنْ تَحْمِلْ عَلَيْهِ يَلْهَثْ اَوْ تَتْرُكْهُ يَلْهَثْۜ ذٰلِكَ مَثَلُ الْقَوْمِ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَاۚ فَاقْصُصِ الْقَصَصَ لَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ ﴿176﴾

    Nihayet bu inkârcının temsilini şöyle anlatmıştır: “Bunun hali, o köpeğin haline benzer ki, üzerine varsan da dilini sarkıtıp solur, kendi haline bıraksan da sarkıtıp solur.” (A’raf suresi, 176)

    İşte facir âlim de böyledir. Zira Belam İbniBauraya Allah’ın kitabı verildiği halde o devamlı nefsinin arzuları peşinde koştu. Bundan dolayı köpeğe benzetildi. Kendisine ister hikmet verilsin isterse verilmesin, yine de o dilini sarkıtarak şehvetler peşinde koşar durur.

    “Hz. Cabir (r.a.) Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in; Her âlimin yanında oturmayınız! Ancak sizi beş şeyden vazgeçirip, buna mukabil beş şeye davet eden âlimlerin yanında oturun. Şekten yakîne, Riyadan ihlâsa, Dünya isteğinden zühde (Dünyayı terke), Kibirden tevazua, Adavetten nasihate davet eden âlimlerin yanında oturun.  Çünkü Allah şöyle buyuruyor: “Derken bir gün (Karun) ziynet ve ihtişamı içinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını arzu edenler: “Ah, keşke Karuna verilen mal gibi bizimde olsa, o gerçekten büyük bir nasib sahibidir.” dediler. Kendilerine ilim verilenler de şöyle dediler: “Ey Karun gibi dünyayı isteyenler! Yazık olsun sizlere! İman edip Salih amel işleyen için Allah’ın sevabı daha hayırlıdır. Ona ancak ibadet üzerine sabredenler kavuşturulur.” (el-Kasas 79-80; Ebu Nuaym, elhilye, İ. Gazali İhya I. cilt, sh. 154)

    “Ayeti celile ahiret âlimlerini, ahireti dünyaya tercih etmekle nitelemiştir.“Üsame bin Zeyd (r.a.) rivayetinde: Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurdular;“Kıyamet gününde âlim getirilir, ateşe atılır. Orada bağırsakları dışarı fırlar ve bu halde, merkebin dolap etrafında döndüğü gibi dolaşır. Cehennemlik olanlar da onun etrafında dolaşarak sorarlar: “Senin halin ne?” O da cevap verir: “Ben iyiliği emrederdim, fakat onu ben yapmazdım. Kötülükten insanları alıkordum, fakat ben onu yapardım.”

    Âlimin işlediği günah sebebiyle azabı iki kat olur, çünkü bilerek isyan etmiştir.

اِنَّ الْمُنَافِق۪ينَ فِي الدَّرْكِ الْاَسْفَلِ مِنَ النَّارِۚ وَلَنْ تَجِدَ لَهُمْ نَص۪يرًاۙ ﴿145﴾

    Bunun için Cenab-ı Hak Nisa suresi, ayet 145’te: “Münafıklar, cehennemin en alt tabakasındadırlar.”Çünki, münafıklar, gerçeği bildikten sonra inkâr etmişlerdir. Onlar, Yahudiler ve Hristiyanlar gibi Allah’a çocuk isnad etmedikleri ve Allah üçün üçüncüsüdür, demedikleri halde Hristiyanlardan daha kötü olmuşlardır. Çünkü onlar gerçeği bilerek inkâr etmişlerdir.

وَمَنْ اَحْسَنُ قَوْلًا مِمَّنْ دَعَآ اِلَى اللّٰهِ وَعَمِلَ صَالِحًا وَقَالَ اِنَّن۪ي مِنَ الْمُسْلِم۪ينَ ﴿٣٣﴾“Allah’a davet edip salih amel işleyen ve; ben gerçek Müslümanlardanım, diyen kimseden daha güzel sözlü kim var?” (Fussilet suresi, 33)

    “Ey Resulüm! İnsanları, Kur’an’la ve güzel bir öğütle Rabbinin yoluna (İslâm’a) davet et.”(Nahl suresi, 125)

    Peygamber Efendimiz (s.a.v) Muaz (r.a.) Yemen’e vali tayin ettiği zaman;

لَأَنْ يَهْدِىَ اللّٰهُ بِكَ رَجُلًا وَاحِدًا خَيْرٌ لَكَ مِنَ الدُّنْيَا وَمَا فِيهَا“Yemin olsun ki, Allah’ın senin sebebinle bir kişiyi hidayete erdirmesi, senin için bütün dünyadan ve içinde bulunan her şeyden daha hayırlıdır.”(İmam Ahmet, Müsnet)

    “Kim, insanlara öğretmek için ilimden bir kısım öğrenirse, ona yetmişsıddık sevabı verilir.”(Nesei)

    “Kim bir ilim öğrenir de, onu saklarsa, (başkasına öğretmezse) Allah onu kıyamet gününde ateşten bir gemle gemleyecektir.”(Ebu Davut; Tirmizi; İbniMace; İbnHıbban, Hâkim, Ebu Hureyre (r.a.)

    “Kıyamet günü geldiği zaman, Allah âbidlere (ibadet ehli) ve mücahitlere şöyle buyuracak: Giriniz cennete, Âlimler diyecekler ki: “Bu âbidlerlemücahidler, bizim ilmimizin bereketiyle ibadet ettiler ve cihatta bulundular? Onlar bizden önce mi cennete giriyorlar? Bunun üzerine Aziz Allah şöyle buyurur: Siz benim katımda bazı meleklerim gibisiniz. Dilediğiniz kimselere şefaat ediniz, şefaatiniz kabul olunacaktır. Âlimler de şefaat edecekler, sonra cennete girecekler.”(Ebu Abbas, ez-Zehebi, İbn Abbas (r.a.)’den)

وَقَالَ النَّبِىِّ (صلم): صِنْفَانِ مِنْ اُمَّتِى اِذَا صَلَحُوا صَلَحَ النَّاسُ، وَاِذَا فَسَدُوا فَسَدَ النَّاسُ: اَلْاُمَرَاءُ وَالْفُقَهَاءُ.“Ümmetimden iki zümre vardır ki, bunlar düzelirse insanlar da düzelir. Bunlar bozulursa insanlar da bozulur. Bu iki zümreden biri idareciler diğeri de din âlimleridir.” (İbniAbdilber ve Ebu Nuaym; İ. Gazali, İhya Ulum.)

    “Peygamberlik derecesine insanlardan en yakın olanı, ilim ve cihad ehlidir. Çünkü ilim ehli, Peygamberlerin getirmiş olduğu hak yola insanları çağırmışlardır. Cihad ehli de, Peygamberlerin getirmiş olduğu hak yol uğruna kılıçları ile cihat etmişlerdir.”(Ebu Nuaym;İbn-iAbbas;İ.Gazali, İ. Ulumiddin)

    “İnsanların en faziletlisi o mümin âlimdir ki, eğer ona muhtaç olunursa fayda verir ve kendisine ihtiyaç duyulmazsa, o da kendi başına kalır ve başkasına muhtaç olmaz.”(Beyhaki, şuabül iman bahsi; İ. Gazali, İ. Ulumiddin)

اَلْعُلَمَاءُ وَرَثَةُ الْاَنْبِيَاءِ“Âlimler, peygamberlerin varisleridir.” (Ebu Davut; Tirmizi; İbniMace; İbniHıbban; Ebu Derda) Yaratıklar için, peygamberlik rütbesinden daha büyük bir derece olmadığına göre, peygamberlere varis olma şerefinden daha üstünü düşünülemez.“Yerde ve gökte olan varlıklar, âlim için Allah’tan mağfiret dilerler” (Ebu Derda; İ. Gazali, İhya Ulum.)

اِنَّمَا يَحْشَى اللّٰهَ مِنْ عِبَادِهِ الْعُلَمَاءُ“Allah’ın kulları arasında Allah’tan gerçek manada korkanlar âlimlerdir.” (Fatır suresi, 28)

يَشْفَعُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ثَلَاثَةٌ: اَلْاَنْبِيَاءُ ثُمَّ الْعُلَمَاءُ ثُمَّ الشُّهَدَاءُ“Kıyamet gününde üç sınıf insan şefaat edecektir. Peygamberler, sonra âlimler, sonra şehitler.” (Hz. Osman (r.a.), İbniMace)

هَلَاكُ اُمَّتِى عَالِمٌ فَاجِرٌ وَعَابِدٌ جَاهِلٌ وَشَرُّ الشِّرَارِ شِرَارُ الْعُلَمَاءِ، وَخَيْرُ الْخِيَارِ خِيَارُ الْعُلَمَاءِ  “Ümmetimin helak olması, fâcir âlim ile cahil âbid’in yüzündendir. Şerlilerin en korkuncu, âlimlerin kötüleridir, hayırlıların en hayırlısı ise âlimlerin iyileridir.” (Darimi, Ahvas bin Halim; İ. Gazali İhya, c. 1, sh. 156)

    Malik bin Dinar(k.s) der ki; “Âlim, ilmiyle amel etmedikçe, vaaz ve nasihatı başkasının kalbinde yerleşemez. Yağmurun, kupkuru taşlara tesir edememesi gibi…Efendimiz(s.a.v)in:“İsra gecesinde bazı kavimlerin yanından geçtim. Gördüm ki dudakları ateşten imal edilmiş makaslarla kesiliyor. Siz kimsiniz? Diye sordum. Onlar sualime şöyle karşılık verdiler: Ey Allah’ın Resulü! Biz dünyada halka iyiliği emreder, fakat kendimiz yapmazdık. Başkasını sakındırdığımız kötülükleri ise kendimiz yapardık.”Dediler.(İbniHıbban, Hz. Enes (r.a.)’den, İ. Gazali, İhya Ulum)

    Öyle ise Cenab-ı Hakk’ın Kur’anında, Habibi Hz.Muhammed Mustafa’nın (s.a.v) hadislerinde haber verdiğine göre hangi âlimlere, fakihlere mürşidlere tabi olalım?

    Âlet ilimlerini ve âli ilimleri öğrenmiş, din âlimi ve fakih olmuş ama öğrendiği ilimlerin, edindiği bilgilerin, hayata mutlaka geçirilmesi, uygulanması gerekenlerini yerine getirmiyor, yaşamıyor... Böyle bir âlimi sakın kendine rehber ve mürşid edinme. Yine âlim olmuş ama ilmini dünyalık edinmeğe, zengin olmaya âlet ediyor, Allah’ın ayetlerini ucuza veya pahalıya satıyor... Bunun da peşine düşme. Âlim ve fakih olmuş ama Ehl-i Sünnete aykırı inanç, görüş ve fikirlere sahip. Ona uyma, Ondan bucak bucak kaç.

    Âlim ve fakih olmuş ama din konusunda bid'atçi... Sakın onun tuzaklarına düşme.

    Âlim ve fakih olmuş ama Ashab-ı Kiramın bir kısmını reddediyor, onlara dil uzatıyor... Ondan vebadan kaçar gibi kaç. Âlim ve fakih olmuş ama Allah'ı kemal sıfatlarla sıfatlı ve noksan sıfatlardan münezzeh bilmiyor; O'nu zamanla, mekânla, cihetle kayıtlıyor, O'na cisim ve şekil isnad ediyor, O'nu yaratıklardan bir şeye benzetiyor Böylesine inanırsan küfre düşebilirsin. Böyle itikadı bozuklardan uzak dur.

    Bildiklerini Allah rızası için öğretmeyen; âyetleri, hadîsleri, fıkhı, mukaddesatı paraya ve maddî menfaate âlet ve tahvil eden âlim taslağından uzaklaş.

    Lüks, israf, tebzir, gösteriş, gurur, kibir içinde yaşayan, halktan para toplayan, bunların bir kısmını zimmetlerine geçirenler sahte âlimlerdir. Bunlara tabi olma. Dünyevi menfeatları için, Zalimlere yağcılık yapan, fâsıklarışakşaklayanâlimler bir vâdidedir, sen başka bir vâdide ol. Tabakat-ıfukahanın en alt derece ve rütbesi olan müftülük makamında olduğu halde müctehidlik taslayanlara mağrur ve mütekebbirlere sırtınıçevir, onları dinleme. Mutlak müctehid bile olsa hiçbir âlim, Kur'anı ve Sünneti kendi re'yi ve hevası ile yorumlayamaz. Öyle yapanları dinleme yazdıklarına itibar etme.

    Peki, hangi âlimlere, mürşidlere tabi olalım? Kur’an ve Sünnet ışığında onların sıfatları nelerdir?

    1-İlimleriyle âmil olacaklar, yâni bilgilerini hayata uygulayacaklar.

    2- İlmi Allah rızası için öğrenmiş ve yine Allah rızası için öğretir olacaklar.

    3- Muhlis (ihlâslı) olacaklar,

    4- Muttaki (takvalı) olacaklar.

    5-Müteverri (veralı) olacaklar, şüpheli şeylerden kaçınacaklar.

    6-Zalimleri ve fasıkları övmeyecekler, zaruret olmadıkça onların huzurlarına gitmeyecekler.

    7-Allah’ın ayetlerini, Peygamberin (s.a.v) hadîslerini ucuza veya pahalıya satmayacaklar.

    8-Kur'ana, Sünnete, Şeriata, Ehl-i Sünnet akaidine ve fıkhına hizmet yolunda icabında canlarını bile fedaya hazır olacaklar.

    9-Ücret ve mükâfatlarını mahlûkattan değil, Cenab-ı Hak’dan bekleyecekler.

    10-Dünyada değil, âhirette mükâfatlandırılmalarını ve ücretlendirilmelerini isteyecekler.

    11- Selef-i Sâlihîn yolundan kıl kadar ayrılmayacaklar.

    12-Dinde reform, dinde yenilik, dinde değişiklik taraftarı olmayacaklar.

    13- Masonluk, Dr. Moon dini gibi İslam dışı sektlere mensup olmayacaklar, onlarla işbirliği yapmayacaklar, onlardan para almayacaklar.

    14- Haysiyetli ve vakarlı olacaklar.

    15-Emr-i bil Mağruf, NehyıanilMünker görevini yerine getirecekler.

    16-Resulullah Efendimize (s.a.v) biatli, rabıtalı ve onunla irtibatlı olacaklar. Böyle gerçek âlimlere tâbi olan, onları mürşid ve rehber edinenler Mevlâyı bulur. Sahte ve bid'atçi âlimlere, şeyhlere tâbi olanlar, onları kılavuz edinenler de belâlarını bulur.

    Bugün dünyamızda her şeyin nefse, şehvete, şöhrete, menfeate hitap ettiği bir ortamda gerçek Allah dostlarına, ilmiyle amil âlimlere, mürşidi kâmillere her zamankinden daha çok ihtiyaç vardır. Kurtuluşumuzda, huzurumuzda buna bağlıdır.Rabbim bizleri Sırat-ı Müstakimden ayırmasın.Amin.

Hazırlama tarihi: 26 / 01 / 2021
Yazı Yorumları: 0


Paylaş: Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google




Önceki: Şeyh Arif Rivegeri (?-1315)
Sonraki: Hz Mehdi Alametleri




Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.

Ad, Soyad *
E-Mail
Kalan karekter sayısı:
Yorum *
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
*
(* Doldurulması zorunlu alanlar)




Naksibendi.com.tr

MENZİL ALTIN SiLSiLE
Naksibendi.com.tr

Naksibendi.com.tr

Naksibendi.com.tr

Site İçi Arama
Sepet
Sepetiniz boş.
Üye İşlemleri
Kullanıcı adı
Şifre
Paylaş
Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google

İçerik Rss - İçerikler Rss - Gizlilik Politikası

19.09.2021 Tarihine Kadar Gavsi Sani K. S (menzil Şeyhi) Öglen Namazı ve ikindi Namazın dan Sonra Ziyaret Vermektedir.

 

Not:İlk defa gitmek isteyen ve tekrar tövbe tazelemek isteyenler google arama adresine kasri arifan külliyesi yazdık sonra yol tarifi ile gidebilir ziyaret tarihi ilerleyen günlerde değişiklik gösterebilir